Bu günlerde gündemde yine Yönetici atama var.Yönetici atama yönetmeliği geçtiğimiz aylarda yeniden değiştirilmişti.Meb mevzuatına internetten bağlanan ve google hocaya soranlar internette onlarca yönetici atama yönetmeliği ile karşılaşmaktalar.Üstteki uyarıyı okumasalar hangi yönetmeliğin şuan için geçerli yönetmelik olduğunu anlamak mümkün olmayacak.Esas garabet ise ekinde yayınlanan puanlama çizelgesi…
Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici atama yönetmeliği ekinde bulunan Ek-2yönetici değerlendirme formu şükür yaradana Nasreddin Hocanın Kuşuna çevrilmiştir.Hayatlarının hatalarını yaparak okul müdürlüğünden Şube Müdürlüğüne ,Milli Eğitim Müdürlüğüne geçen arkadaşlarımız,zamanla eriyen özlük hakları karşısında,isteğe bağlı yer değiştirmelerde acaba yeniden Okul Müdürlüğüne geçebilir miyim? diye düşünürken,yeni ek-2’yi görünce gözlerine inanamadılar.
6111 Sayılı Torba yasadan çıkan makas ile 657 sayılı sicil ve ödül maddeleri değişince Nasreddin Dedemizin Kuşuna benzeyen bir Ek-2 ortaya çıktı ki evlere şenlik.Biz de o dedenin torunları olduğumuza göre aslında komik bir durum yok.Sadece Kuşa çevirme eylemi var.
Nasreddin Dedemiz bir gün kırda gezinirken yanına bir Leylek Konar.Dede inceler bakar,birazcık büyük bir kuştur.Gagası uzun.Ayakları uzun,boynu uzun…Ne yapsın ?Yakalar leyleği alır eline makası önce gagasını keser,sonra biraz ayaklarını keser,biraz kanatlarını kırpar ve atıverir havaya…Leylek yeni haliyle havada süzülürken Nasreddin Dedemiz leyleğin arkasından bakar:
Ha !”Şimdi Kuşa benzedin “der.
6111 sayılı torba yasadan 657 sayılı yasaya tabi çalışanların sicil hükümlerini ortadan kaldıran maddeleri ile sicil ile kısmı kırpıldı.Ödüllendirme sistemi değişti.Ödüllerin puanlandığı kısım kırpıldı.Böylece yepyeni bir Ek-2 orta yere çıktı.Bu kıstaslara puan verilmeyince de ağzınla kuş tutsan 25-30 yıllık hizmetinin birkaç yılında yöneticilik yapmış öğretmen arkadaşlarımızı puanla geçip atanamadılar.Yani sizin anlayacağınız yine Genel İdari Hizmetlerinde çalışan Şube Müdürü ve Milli Eğitim Müdürü arkadaşlar yönetmeliklerdeki hokus-pokus ile sadece manzarayı seyre daldılar.Buraya kadarını anladık.
Bu arkadaşların yıllarca emeklerinin karşılığı olarak aldıkları aylıkla ödüllendirme,vali ve kaymakamlarca verilen takdir ve teşekkür belgeleri ne işe yarar artık.Bu yönetim becerilerinin bir göstergesi ,başarının ,liyakatin bir kantarı değilse bu kağıtları bu arkadaşlar ne yapacaklar?
En basit görev yeri değişikliklerinde dahi işe yaramayan bu belgelerini çocuklarına gösterip ne diyecekler?Yavrum bu belgiler bir zaman başarı kariyer ve liyakatin göstergesi idi?Şimdi ne işe yaradığını ben de bilmiyorum mu desinler?
Vali ve kaymakamlar il ve ilçedeki tüm kamu görevlilerinin(yargı çalışanları hariç) sicil amiri (idi).Bu sıfatla verdikleri ödüllerin hiç birisi şimdi biz eğitim yöneticilerini değerlendirirken işe yaramayacak,aynı amir usule uygun ceza verirse bu memur için geçerli olacak?
Vali aynı vali…
Kaymakam aynı kaymakam…
Müdür aynı müdür…
Ödül aynı ödül…
Belge aynı belge….
Ama ödül olursa fos…Geçersiz.
Kağıt parçası kağıt…
Ceza ise geçer,ödül ise geçmez…
Arkadaşlara önerim,bu belgeleri Milli Eğitim Bakanlığının bahçesine bin dallı bir ağaç dikelim.Adını da belge ağacı koyalım.Belgeleri gelinin boynuna iğne ile altın takar gibi takalım.İbreti alem için.Hem Nasreddin Dedemizin ruhu şad olur,hem de verdikleri belgeler bari orada işe yarar.
Sınavına girme hakkı dahi vermediğiniz bu insanlara Ek-2 de Kariyer Basamaklarına puan vererek daha 1. dakikada maça mağlup çıkartıyorsunuz.Bunun cuntacıların döneminde YÖK’ün çıkardığı katsayı rezaleti ile ne farkı var?
Hasılı kelam beyler,mevzuat her biri kırk yamalı bohça gibi bir ipliğini çeksen kırk yaması dökülüyor.
Vahid HOCAOĞLU
Kamusitesi.com/KamuGazetesi.com

